16 Eylül 2014 Salı

Pornonun Cinsel Etkileri (Kalkmaması) Bölüm-3

2 yorum
#3. Kısım
Ne diyorduk, internet pornosuna mastürbasyon yapmak nasıl olur da ereksiyon bozukluklarına yol açan beyin değişikliklerine sebep olabilir?
Bunun cevabının ilk kısmı, beyinlerimizin aşırı porno kullanımını kaldıracak şekilde evrimleşmemiş olduğudur. Bizler avcı-toplayıcı beyinlere sahibiz, modern bir dünyada yaşıyor olsak bile. Beyinlerimiz son altmış bin yılda çok az evrimleşti. Avcı-toplayıcılar bilgisayar başında saatlerce oturup internet pornosuna mastürbasyon yapmadılar.
İkincisi, internet pornosu sonsuz yeniliği ve sürekli arayıp bulmaya yönlendirdiği için bir aşırı uyarandır. Avlanırken de bu geçerlidir – “mükemmel” pornoyu bulmak için olandan söz ediyorum. Dopamin yenilik karşısında salgılanır ve aramak da atalarımızı meraklı yapmıştır; bu sayede yeni diyarlar keşfetmişler, yeni yiyecek kaynakları bulmuşlar ve belki de bu sayede yeni eşlerle karşılaşmışlardır.
Her bir tıkla, başka bir dopamin salgısı edinirsiniz. Aşırı bir porno kullanıcısı, atalarımızın birkaç ömür boyunca karşılaşabileceğinden daha fazla ateşli hatun, erkek, ya da her neyse onunla karşılaşır. İnternet pornosu bir dopamin üretme makinesidir. İnternet pornosu olduğu sürece bir seferde saatlerce dopamin dalgası yakalayabilirsiniz.
Buradaki sarı çizgiler dopamin dalgalarını temsil etmektedir. İnternet pornosu içimizdeki avcı-arayıcı mekanizmasını suiistimal eder ve beyni iki boyutlu yenilik aramak için kandırır. Ayrıca aradığınız içeriği beyninize “çok ama çok değerli” olarak sizin için kaydeder.
Dopamine%20surges Her yeni insanda ya da sahnede dopamin dalgalanır. Öyleyse, dopamininizi düşerse, ya da ereksiyonunuz kaybolmaya başladıysa, tek yapmanız gereken sahneden sahneye tıklayarak kendinizi pompalamanızdır. Hiçbir magazinin ya da kiralanmış DVD’nin, internet pornosunun bu dopamin kışkırtan yeniliğiyle baş etmesi mümkün değildir.
İşte size müzisyen John Mayer’den bir alıntı,
“İnternet pornosu neslimin beklentilerini tamamen değiştirdi. Nasıl olur da düzinelerce defa sık sık orgazm olabilirsiniz? 100’üncü… ye gelip bu sonuncusu olacak diye yemin edersiniz, ama hala tükenmemişsinizdir.”
Bu kişi aynı zamanda sabahları yataktan kalkınca 300 tane vajinaya bakmaktan söz etti. Bu çok fazla dopamin demek.
Dopaminizi havada tutmanın bir başka yolu da başka porno türlerini ya da kategorilerini keşfetmektir. Buradaki husus izlediğiniz pornonun içeriği değil, beyninizi ne kadar dopaminle uyardığıdır. Tercihiniz ne olursa olsun, internetin bir köşesinde her zaman daha uyarıcı ya da şoka düşüren bir şeyler bulmak mümkündür.
Korku, şok ya da utanç gibi yoğun duyguları yenilikle birleştirdiğinizde, beyninizde dopamin ve norepinefrin (adrenalin benzeri bir kimyasal) yükselmesi yaşayarak ödül döngünüzü resmen havaya uçurursunuz.
Ereksiyon bozuklukluğu geliştikçe, kendinizi devam etmek için daha da aşırı porno türlerini ararken bulursunuz. İşte forumumuzdan bir örnek:
“Geçtiğimiz sekiz dokuz ayda, Masturbasyonum ve porno kullanımım üzerindeki denetimsizliğimin apaçık bir şekilde farkına vardım. Gittikçe daha aşırı şeylere düştüm – hem de çok _____________ son zamanlarda. Aslında “o şeye” diğer pornolardan hiç de fazla daha fazla çekim duymuyordum, ve onu yaptığım zaman, düşüncesinden bile gerçekten iğreniyordum. Pornonun içeriğinin ne olduğunun çok da önemli olmamasının açıklamasını bu makalelerden okumak benim için iyileştiriciydi. Bu sadece bir uyarılmaydı, ve daha aşırı ya da garip şeylere duyulan bir ihtiyaçtı. Kadınları çekici bulurum, ama yıllardır onlara karşı bir cinsel güdülenme hissetmemiştim.”
Peki, bütün bu aşırı uyarılma beyni nasıl etkiliyor? Ödül döngüsünün uyuşmasına sebep olarak… Bütün bağımlılıklarda olan budur. Ödül döngünüzü ona dopamin basarak uyardıkça… gitgide daha az tepki gösterir.
Pilleri tükenen bir el fenerini düşünün. Basite indirgersek, ödül döngünüzden ereksiyonunuzu destekleyecek yeterince elektrik akmamaktadır.
Bu resim beyinde normal bir şekilde cinsel uyarılmanın çalışma halini göstermektedir. Kırmızı ok sinirlerin ödül döngüsünden çok ama çok önemli olan hipotalamusa bir mesaj iletme halini temsil etmektedir. Orası “ereksiyon kontrol merkezidir.” Fakat, yapması gerekenleri, ya da uyarıcı dürtüleri, ödül döngüsünden alır.
Brain%20activation%20for%20libido

Ödül döngüsü görüntülerden, seslerden, dokunmadan, kokulardan ve benzeri şeylerden uyarılır. Yani, beynin diğer kısımlarından… Şimdi, buradan ödül döngüsüne ve hipotalamusa giden mesaj şudur “Hey! Bunu gerçekten istiyorum. Bana yardım eder misin?” Bu mesaj dopamin fışkırmalarıdır.
Eğer ödül döngüsünden gelen mesaj zayıfsa, ereksiyonlarınız da öyledir. Uyuşmuş bir ödül döngüsünde, sinir sinyalleri çok zayıftır- resimden noktalı çizgilerle temsil edilmiştir. Ödül dengeniz bazı fiziksel değişimlerden ötürü ateşlenemez (Diğer bağımlılıklarda da bu değişim görülür.)
Weak%20signals%20in%20brain

İşte bu yüzden penisinizin harekete geçmesi için internet pornosunun süper uyarıcılığına ihtiyaç duyarsınız.
Uyuşmuş bir ödül döngüsünün nasıl EB’ye sebep olduğunu anlayabilmek için, sinir hücrelerinin mesaj iletişimi için nasıl iletişim kurduklarını bilmeniz gerekir. Bu aralarındaki sinaps adını verdiğimiz küçük boşluklarda olur. Ödül döngüsünde, elektrik bir sinir boyunca akar ve sonuna geldiğinde, sinirin sinapsta dopamin salgılamasına sebep olur.
Bu sinir hücreleri dopamini boşlukta köprü kurmak ya da iletişim için kullanır. Gönderici hücreler sinapsa dopamin fışkırtır, alıcı sinir hücresinin üzerindeki dopamin reseptörlerinin bulunduğu yere… Eğer yeterince dopamin varsa, reseptörler mesajı “duyar”, tıpkı küçük kulaklar gibi. Alıcı sinir hücreleri “ateşlenir”, ve sizin de uyarılma, ve umulan şekilde bir ereksiyon deneyiminiz olur.
Nerve%20cell%20communication

Bunun kadar önemli olan bir diğer şey ise, alıcı hücrede pek çok reseptöre ihtiyacınız olduğunuzdur. Başka türlü mesaj “duyulmaz.” Bağımlılıkta ve ereksiyon bozukluğunda, dopamin reseptörlerinin sayısı azalır. Aşırı uyarılmadan ötürü, sinir hücresi “Yeter! Bu kadar dopamin sinyali akışını kontrol edemiyorum” der. Birisi size bağırırsa, kulaklarınızı kapatırsınız. Sinir hücreleri bunu dopamin reseptörlerini kaldırarak yaparlar.
Problem şuradadır – mesajın kuvveti dopamin tarafından ne kadar reseptörün harekete geçtiği ile bellidir. Daha az reseptörün aktif olmasıyla, daha az elektrik dürtüsü sinirler arasında seyahat eder ki bu da daha az cinsel heyecan demektir. Tıpkı sizin sekiz silindirli motorunuzun artık iki silindir ya da daha azıyla çalışması gibi.
Beyniniz ağlamaktadır, “Erekte olabilmek için daha fazla dopamine ihtiyacım var.” Gerçekte ise, daha fazla dopamin reseptörüne ihtiyacınız vardır. Uyuşmuş bir zevk tepkisinin aslı budur. Ödül dengeniz dopamine artık çok daha az duyarlıdır.
Normal bir ereksiyon fonksiyonu için, reseptörleriniz eski seviyelerine geri dönmelidir.
Reseptör değişimlerine ek olarak, aşırı uyarılma dopamin seviyelerini de düşürebilir. Bu da deneyimlenen heyecan seviyelerini değiştirir. Daha az dopaminle, daha zayıf tepkimeler oluşur. Etkisi de, bundan sonra sadece birkaç silindir eksiğiniz yoktur; artık benzininiz de bitmek üzeredir.
Bu ödül hücreleri ödül döngüsünün merkezinde yer alırlar (nucleus accumbens). Bir şeyin heyecan verici olup olmadığına karar verirler. Ereksiyon zincirinizdeki zayıf halka burasıdır. Uyuşmuş bir zevk tepkisi hipotalamusa zayıf sinyaller anlamına gelir. Artık, hipotalamus penisinize güçlü sinyaller yollayamamaktadır.
Ödül döngünüz normal olarak işini görebilmesi için yeterince nörokimyasal uyarılma elde edememektedir. Peki ne yapacaksınız?
İnternete erişiminiz varsa, sizi heyecanlandırabilecek bir şeyin peşine düşersiniz, zevke bir şekilde uyuşmuş olsanız bile. Şurada, üstteki resimde sadece elle uyarılma, eşiniz ya da dünki pornonun tekrar izlenmesi hali temsil ediliyor. Ereksiyonu tetikleyecek kadar yeterince uyarılma yok.
Nerve%20cell%20signals
Yani yeni porno arıyorsunuz, ve böylece kendinize büyük bir dopamin patlaması yaşatacaksınız. Bu da penisinizin harekete geçmesine yetecek. Fakat şunu bilmelisiniz ki dopamin reseptörlerinizin sayısı az. Yani yenilik bile yeterli olmadığında, dopamin döngünüzü harekete geçirecek olan şoku daha aşırı pornolarda bulacaksınız.
Uyuşmuş ödül tepkisine ek olarak, beyninizi de tekrar bağladınız. Bu resimde, sinir hücrelerinin birbirine bağlandıkça daha kızıllaştığını görebilirsiniz. “Birlikte çalışan sinir hücreleri birbirine bağlanırlar.” Bu bizim hatırlama, yetenek edinme ya da kötüleri dahil alışkanlıklar edinme biçimimizdir.
Brain%20wiring
Yazı yazmak için, bisiklet kullanmak için ve internet pornosuna mastürbasyon yapmak için döngüleriniz vardır. Bu patikaları kullandıkça daha da güçlenirler – ve bir şeyleri düşünmeden yapmak kolaylaşır.
Geçmişte bir yerlerde, penisinize dokunduğunuzda, cinselliği hayal ettiğinizde, ya da canlı bir potansiyel partnerle karşılaştığınızda kolaylıkla erekte oluyordunuz. Porno görmemiştiniz. Başka bir deyişle, ödül döngünüz normal duyarlılığındaydı.
İnternet pornosu kullanımına devam ettikçe, işler değişti. Ödül döngünüzü uyuşturdunuz, ve uyarılmak için daha fazla uyarılmaya ihtiyaç duydunuz. Sonunda, beyninizde çok güçlü bir porno patikası oluşturdunuz. Öyle güçlü oldu ki sizi normal uyarılmaya ulaştıracak eski patikaları bile men etti. Yamaçta derin bir tekerlek izi düşünün, içine bütün yağmur suyunun dolduğu…
Sizin için, seks söz konusu olduğunda, düşüncelerinizin otomatik olarak aktığı yer burasıdır. İnternet pornosu artık bilinçaltı seviyesinde çalışan güçlü bir hatıra olmuştur – çünkü en güvenilir dopamin kaynağıdır, ereksiyonlarınız ve kıvranmalarınız için gerekli olan şeyin…

Pornonun Cinsel Etkileri (Kalkmaması) Bölüm-2

2 yorum
#2. Kısım
Penis%20cross-sections
Her zaman öğrenecek bir şeyler bulunur – ereksiyonların fizyolojisi hakkında olsa bile. Yine de bu işin mekaniği oldukça basittir. Penise giden atar damarlar genişler. Sonra penise kan dolar, o da penis boyunca ilerleyen toplardamarlara baskı yapar.

Temel olarak, kan dolaşımınızda bir trafik sıkışıklığı oluşur. Resme dikkat edin, gevşek(flaccid) ve dik(rigid) penisleri göstermektedir. Birinden diğerine geçmek için iki önemli olayın gerçekleşmesi gerekir. Öncelikle, penise kan getiren atardamarların genişlemesi ya da büyümesi gerekir. İkincisi de penisteki yumuşak kası gevşetmeniz ve kanla dolmasına izin vermelisiniz. Erekte olabilmeniz için gerçekten rahat olmanız gerekiyor.

Bu iki olay sinirler tarafından kontrol edilir. Bu resimde, ereksiyona neden olan sinirler sarı ile gösterilmiştir. Kan hücrelerine ve penisin yumuşak kasına mesaj gönderirler. Hisler için ayrı bir sinir grubu vardır, böylece mesajlar penis ve sinir sistemi arasında sürekli gidip gelirler.

Penis%20nerves
Ereksiyonları kontrol eden sinirler omurilikten gelir. Aslında, beyindeki sinirler omurilikteki sinirleri harekete geçirir ki bu da omurilikten penise giden sinirleri harekete geçirerek, penisin tepkisine neden olur – yine de bu olay açıkladığım şeklinden biraz daha karmaşıktır. Başka bir deyişle, ereksiyon zinciri birbirine bağlıdır.

Beyin >>> Omurilik >>> Omurilik sinirleri >>> Penis

Eğer porno kaynaklı EB sorunu yaşıyorsanız, problem beyindedir ve sadece beyindedir. Zayıf halkanız burasıdır. Ne omuriliğiniz, ne sinirleriniz, ne de penisinizdir. Bunun aksine, yaşla alakalı EB ise genellikle penisle alakalı bir sorundur.

EB’den mustarip gençlerde ol(amayan) duruma bakalım. Resimdeki “çakan şimşek” sinire akan bir elektrik akımını temsil etmektedir. Burada, sinirin ucunda “Nörotransformatör Molekülleri” diye isimlendirilir. Alıcı hücrelere ne yapacağını söyleyen kimyasal ileticiler, elektriksel tepkime değil.
Nerve%20synapse


Kimyasal ileticiler tüm fonksiyonları kontrol ederler, ereksiyon da dâhil. Ereksiyonlarla görevli kimyasal ileticinin ismi nitröz oksittir(NO). Ne zaman bir sinirsel bir uyarı olsa sinir uçlarından penise gider. Ne kadar çok uyarı olursa, o kadar nitröz oksit salgılanır ve ereksiyonlar daha çok güçlenir.

Şimdi bunu biraz daha karmaşık hale getirmenin pahasına da olsa anlatmalıyım, nitröz oksit tüm işi yapan bir başka kimyasalı (cGMP) harekete geçirir. cGMP kan hücrelerini genişletir ve yumuşak kası gevşetir, böylece penis kanla dolar ve erekte hale gelir

Omurilik sinirleri >>>> Nitröz Oksit >>>> cGMP >>>> Penis kanla dolar

Burası önemli bir nokta; bu kimyasallar çabucak kaybolur. İşte bu yüzden beyin ereksiyonu sürdürebilmek için sürekli sinir uyarıları göndermelidir.

Peki, cinsel gücü arttırıcı ilaçlar nerede devreye girmektedir? Hepsi de cGMP’nin azalmasını engellerler. cGMP’nin birikmesi kan hücrelerini daha da genişletir ve daha güçlü ereksiyona sebep olur. EB ilaçları ereksiyonu tetiklemez. Ereksiyonu sağlarlar. Penis seviyesinde çalışırlar. Tekrar ediyorum, hedef kitleleri ihtiyar delikanlılar ve Hung Hefner’dir.

Sexual%20enhancement%20drugs

Ereksiyonları tetiklemek için, nitröz oksit salgılanmasına sebebiyet verecek sinir uyarılarınız olmalıdır. Yani beynin cinsel tahriki ya da uyarıyı bir şekilde sürece sokması gerekir. Cansız ereksiyonları ya da kadınlara gittikçe azalan arzuları olan aşırı porno kullanıcılarındaki sıkıntılı nokta burasıdır. Porno kaynaklı EB sorunu olan erkeklerin zevk tepkimeleri uyuşmuştur ki bu da beynin ödül döngüsünde meydana gelir (Daha sonra detaylı anlatacağım). Buna ek olarak, aşırı porno kullanıcılarının beyinleri İnternet pornosunun aşırı uyarıcılığına göre bağlanmıştır, tıpkı Dr. Doidge’nin tarif ettiği gibi. Bunun biyolojik sonucu beyinden omuriliğe ve de penise giden yola yeterince uyarının gitmemesidir.

Üstü kırmızı ile geçilen kısım hem libido hem de orgazm için kritik öneme sahip. Aşırı porno kullanıcılarındaki ereksiyon bozukluğu buradan başlıyor. Diyelim ki pornoya mastürbasyon yapmaya devam etmek için EB ilaçları kullanıyorsunuz. Aslında EB’nizi uzun vadede daha kötü hale getiriyorsunuz, çünkü beynin bu kısmını uyuşturmaya devam ediyorsunuz.

Orgasm%20in%20brain
Porno kaynaklı EB yapısaldır ve biyokimyasaldır. Bunun basitçe sebebi İnternet pornosunun beyninizi aşırı uyarması ve zaman geçtikçe, beyninizin buna adapte olmasıdır. Esas nokta bu beyin değişiklikleri diğer tüm bağımlılıklarda olanlara benzerdir. Bağımlılığın karakteristik bir özelliği aynı, ya da daha az, miktarda etki elde edebilmek için daha çok uyarılmaya ihtiyaç duyulmasıdır. Uzmanlar buna tolerans der. Bu nedenle şevke gelmek için daha çok pornoya, ya da pornonun daha aşırı türlerine ihtiyacınız var.

Beyinde uyarıldığınız kısımla bağımlı olduğunuz kısım aynı yerdir: limbik sistem. Tüm memelilerle paylaştığımız bir beyin yapıları grubudur. Tüm görevi hayatta kalmak ve çok önemli olarak, sizin daha çok bebek yapmak için arzulanmanızı sağlamaktır: seks ve orgazm. Limbik sisteminiz ekranınızdaki iyi boyutlu hatunları kıymetli bir genetik fırsat olarak algılamaktadır – çünkü onları çok uyarıcı bulmaktasınızdır.

Peki siz bilgisayar ekranını döllerken limbik sisteminiz nasıl çalışmaktadır? Limbik sisteminiz, sistemin odağında bulunan bir beyin döngüsünü, ödül döngünüzü, kullanır. İşte burası arzularınızı, cinsel zevklerinizi ve libidonuzu deneyimlediğiniz yerdir. Aynı zamanda sevdiğiniz ve sevmediğiniz şeylere karar verdiğiniz yerdir. Bu döngü küçük olmasına rağmen çok güçlüdür. Ona danışmadan hiçbir kararınızı vermezsiniz. Tıpkı sizin içinizdeki bir pusula gibidir. Bir şeye bağımlı olduğunuz zaman, bu bölgede olur.

Reward%20circuit

 Bir şey yapmak için, ödüllendirilmeniz gerekir. Bu döngü hayatta kalmakla ya da daha önemlisi genlerimizin yayılmasıyla alakalı bir şeyler yaptığımızda harekete geçer. Zevki aramaya sizi teşvik eder, gerçekten zevk alın ya da almayın. Evrimsel amacı sizi yemek yemeye, seks yapmaya, âşık etmeye ve risk almaya güdülemesidir. Bu güdülerin hepsi ödül döngüsünde donanım olarak yer alır.


Kimyasal ileticiler tıpkı penisteki kan hücrelerindeki değişimlerde olduğu gibi, beynin kısımlarını da açıp kapatırlar. Ödül döngüsünü harekete geçiren öncelikli nörokimyasal, ya da nörotransformatör, dopamindir. Ne kadar çok dopamininizi varsa, o kadar çok bir şeyi ister ya da ona hasret duyarsınız.

Cinsel olarak daha çok heyecanlandıkça, daha çok dopamininizi olur. Orgazm anında dopamin tavan yapar, fakat orgazm deneyiminin kendisi beyindeki opioid isimli bir başka kimyasalla alakalıdır. Dopamin daha çok arzularınıza ulaşmanız için ihtiyacınız olan motivasyonu sağlar. Sizi orgazma götürür ve porno izlemeye kışkırtır.

Dopamin hem cinsel arzular hem de ereksiyon için hayati bir öneme sahiptir. Eğer dopamin sinyalleriniz düşükse ya da ödül döngünüz dopamine yanıt vermiyorsa, libidonuza “elveda” deyin ve EB ile “tanışın”. Bağımlılıkların tüm çeşitleri dopamin sisteminizin işleyiş düzenini bozar, ya da mahveder.

Çoğu erkek libidoları ve ereksiyonları için testosteronun çok önemli olduğunu düşünür. Gerçekte, testosteronun arzuları etkilemesi ödül döngüsünde dopamin salgılatarak gerçekleşmektedir. Eğer azdıysanız, hissettiğiniz şey testosteron değil, dopamindir.

Testosteron desteği sadece testosteronun eksik olduğu EB durumlarında yardımcı olur. Uzmanlar testosteron desteğinin erkeklerin sadece %5-%10 una yardım ettiğini, onların da çoğunun 45 yaşının üstünde olduğunu belirtmektedirler. Testosterona penisle alakalı yapıları sağlamak ve ereksiyonu tetiklemek için ihtiyacınız var. Fakat şunu da bilin ki çok az testosteronu olan küçük erkek çocukların bile ereksiyonları olur.  

Dopaminin bir diğer adı da “bağımlılık molekülüdür.” Kokain, alkol ya da nikotin hepsi farklı hissettirir, fakat hepsi ödül döngüsünü dopaminle doldurur. Tüm bağımlılık yapan kimyasallar ve heyecan veren aktiviteler (oyun oynamak ya da kumar oynamak gibi), dopamin seviyelerini yükseltir. Bu da onları potansiyel olarak bağımlılık yapıcı kılar. Elbette, beyninizde bağımlılık oluşturacak değişikliklere yol açması için düzenli kullanıma gerek vardır.

Fakat mastürbasyon ya da internet pornosu nasıl olur da ereksiyon bozukluğuna yol açacak beyin değişikliklerine yol açabilir?

Pornonun Cinsel Etkileri (Kalkmaması) Bölüm-1

2 yorum
Arkadaşlar, önceki yazı dizisi pek çok kişi için yeni bir bakış açısı sundu, ve artık insanlar pornonun sandıkları kadar masum olmadığının farkında. Bu yazı dizisinde de porno izlemeye daha erken yaşlarda başlayan ya da nispeten uzun süre kullanan kişilerde yaşanan ereksiyon bozukluklarına (pornoya kalkması, ama kıza ya da eşinize kalkmaması) dikkat çekmeyi amaçlıyorum. İşte başlıyoruz :)

Not: Burada yazanların anlaşılabilmesi için öncelikle "Porno Bağımlılığı" başlıklı yazıların anlaşılması gerekmektedir.

###

Bu gönderinin içeriğini anlayabilmek için, “Porno Bağımlılığı” isimli 6 parçalık yazı dizisi ile başlayın.
Bizim özgür irade ve düşünce özgürlüğünü savunduğumuzu lütfen bilin. Pornoyu yasaklamak istemiyoruz ve insanların cinsel organları ile ne yaptıklarını umursamıyoruz. İlişkiler üzerine olan bir başka web sitemiz daha var. Onun porno ile alakası yok. Bunun yerine nörobilim, orgazm ve sevgi, cinselliğin evrimi ve bağımlılık üzerine makaleler mevcut. İnsanların cinsellik hakkındaki konuları konuşabildiği bir forumumuz da var. Beş sene önce, Google’ın yardımıyla, porno kullanıcıları bizleri buldular ve deneyimlerini paylaştılar. Yıllar sonra, foruma üye olan porno kullanıcıların büyük çoğunluğunda çeşitli aşamalarda iyileşmeler gözlemledik.
 Sonuç olarak, porno bağımlığı ve pornodan kaynaklı ereksiyon bozuklukları hakkında pek çok şey öğrendik. İşte sizlere aşırı bir porno kullanıcısının sözleri…
"Gençliğimden beri aşırı porno izliyorum ve yirmili yaşlarımdan itibaren EB(Ereksiyon Bozukluğu) soruları yaşamaya başladım, fakat otuzuma bastığım şu günlerde artık ilişkiye giremeyecek kadar EB sorunu yaşıyorum. Bu zamana kadar partnerlerimin çekiciliğine ya da yeniliğine suçu atıyordum, ya da fit olmamama, diyetime, yaşıma, stresime, performans anksiyeteme falan… Pek çok şeye... Ne zaman ki Internet Pornosu olmadan mastürbasyon yaparak orgazma ulaşamadığımı fark edince, bir şeyler dank etti. Tabi, artık problemlerimin kaynağı apaçık meydanda benim için."
Aşırı porno kullanıcılarının cinsel bozukluklarının porno ile alakalı olduğunu görememelerine çok sık rastlıyoruz. İşte bir başka tipik alıntı:
“24 yaşındayım ve yıllardır ereksiyon bozukluğu ile mücadele ediyorum – ve ta ki bunların sebebinin porno bağımlılığı olduğunu öğrenene dek. Bu problemin sebebin ne olduğunu çözene kadar duygusal olarak çok gelgitler yaşadım. Bu şeyi bu kadar sıkıntılı yapan aslında gerçek kadınlardan tahrik olmanız gerektiğini biliyor olmanız, fakat bir sebepten bunun olmaması. Bu sefer de kendinizi tahrik olmaya zorluyorsunuz ki bu da başarısız oluyor ve kendinizi depresyon ve anksiyete girdabında buluyorsunuz. Uzmanlar bu sorunun cidden daha fazla üzerinde durmalı.”
Gençlerin bile ereksiyon sorunları yaşadıklarını duyuyoruz. Bu normal değil. Elbette, ara sıra anksiyete olabilir, fakat kronik iktidarsızlığın, ciddi bir sağlık sorunu olmadığı sürece, olması çok zor.
İnsanlara bu sorunları aşırı internet pornosu kullanımının yaşattığı aşikâr, çünkü bıraktıkları zaman ve pornodan uzun bir süre uzak durduklarında, ereksiyonları ve şevkleri geri dönüyor.
Şiddetli porno kullanımıyla, beyin değişebilir. İşte beyinde oluşabilecek bazı değişiklikler:
-          Doğal ereksiyonların kaybolması (‘Sabah Odunları’na tekrar kavuşan erkekler buna bayılıyor.)
-          Durağan pornodan, ya da daha önce görülen pornodan artık zevk alınmaması... Erkekler çoğu zaman tahrik olmak için daha aşırı materyallere yönelmeye ihtiyaç duyuyorlar – ki bu da bağımlılık belirtisi.
-          Penis ile alakalı azalan duyarlılık – beynin zevk almaya uyuşmuş olduğunu belirten bir gösterge
-          Geç boşalma, ya da gerçek bir partnerle orgazma ulaşamama. Aslında, artık erkekler partnerlerine orgazm taklidi yapıyorlar
-          Çiftleşme acizliği, gerçek bir partnerin yanında ereksiyon sağlayamama (Çok sık rastlanıyor.)
EB ilaçları etkilerini kaybediyor. Problem beyinde, peniste değil.
En sonunda artık aşırı porno ile bile kalkmaz hale geliyor.
Peki, neden internet pornosunun bozukluklara yol açtığına dair çok az şey duyuyoruz?
Apaçık ortada olan bir sebebi bedava, internetten çevrimiçi izlenen internet pornosunun nispeten yeni bir fenomen olması ve gitgide daha aşırı uyarma hususunda nispeten hızlı ilerlemesi.
Bu bozukluğun oluşması için biraz zaman geçmesi gerekiyor. Herkeste farklıdır, fakat günümüzde sonsuz aşırı porno mevcut olduğundan, kimi zaman kişinin yaşı ne olursa olsun ereksiyon bozukluğu geliştirmesi sadece birkaç yılını alıyor. Bu aniden de olabilir, ama genel olarak bozulma aşamalı olan bir süreçtir.
Kullanıcılar daha uyarıcı çevrimiçi erotik içeriğe kolayca ulaşabildikleri için bu sorunlarının ileri gittiğini fark edemiyorlar. (“Aşırı” bir değer yargısı değildir, “ateşli”nin anlamı tamamen kişinin bireysel beyin reaksiyonlarında yatmaktadır.)
Erkekler bu sorun hakkında birbirleri ile konuşmazlar. Kim yirmili yaşlarda EB yaşadığını kabul etmek ister ki? Ayrıca, internet pornosu kullanımının da problemlerinin potansiyel bir kaynağı olduğu değerlendirmesini de yapmamaktadırlar.
Cinsel güç ilaçlarının yaygın reklam kampanyaları kronik ereksiyon bozukluklarının normal bir şey olduğu izlenimini yaratmıştır. Aslında, internet pornosundan önce, kronik EB kırk yaşının altında görülmesi çok nadir bir durumdu ve gençlerde ya da yirmilerindeki insanlarda duyulduğuna pek rastlanılmamıştı.
Sağlık görevlileri İnternet pornosunun sürekli yeniliğinin ve sonsuz çeşitliliğinin beyni nasıl etkilediğinin farkında olmayabilirler.
İyi tavsiyeler verebilmek için nörobilimin en son keşiflerinden haberdar olmak gerekir. İnternet pornosunun beyni nasıl değiştirebildiğini anlamak için, aşırı kumar oynamanın, video oyunu oynamanın, ya da yiyecek bağımlığının uyuşturucu bağımlılığına benzer beyin değişikliklerine yol açtığını bilmeniz gerekir. Çoğumuz için,  Hollandalı araştırmacılara göre cinsellik bu aktivitelerden çok daha ilgi çekicidir.
Geçmişte, uzmanlar iktidarsızlığın sebebinin utanç ya da suçluluk hissi olduğu yönünde eğitildiler. Eğer bu günümüz gençliğinin EB’den mustarip olmasının sebebi olsaydı, o zaman mastürbasyon yaptıklarında da bu belirtiler ortaya çıkardı.
Porno kullanımı ve ereksiyon bozuklukları hakkında bir araştırma yapılmadığı için de uzmanlar bu konuda bilinçsiz kalmaktadırlar. Gerçekte ne olduğunu anlamak için beyin taramaları yapmak gerekmektedir. Her ne kadar bu kumarbazlara, video oyuncularına, aşırı yiyenlere ve uyuşturucu kullananlara yapılsa da, günümüz porno kullanıcılarına yapılmamıştır. Çalışma olsun ya da olmasın, gençlerde EB oranı yükselmektedir.
 (Bu yazı dizisinin kaynak sunumu yapıldıktan sonra, İtalyan ürologlar birliği 28.000 kişinin katıldığı bir ankete sponsor olmuşlardır, ve aşırı porno kullanımının gerçekten de cinsel bozukluklarla alakası olduğunu öğrenmişlerdir. Bu birliğin başkanı, Carlo Foresta, aynı zamanda Padua Üniversitesi’nde profesör olarak görev yapmaktadır, aşırı internet pornosu kullanan genç erkeklerin yüzde yetmişinde ereksiyon bozukluğu olduğunu tahmin etmektedir.)
New York Times’ın en iyi satanlar listesindeki psikiyatrist Norman Doidge tarafından yazılan The Brain That Changes Itself’e göz atalım. Kitap beynin şekillendirilebilirliği ve yeniden bağlanabilirliği üzerine yazılmıştır. Dr. Doidge aşırı porno kullanıcılarını tedavi etmiştir. Şu hususlar üzerinde kesin konuşmaktadır.
  1. Porno bağımlılığı gerçektir, beynin içinde yapısal değişikliklerin sebebidir.
  2. Porno izlemek ereksiyon bozukluğuna sebebiyet verebilir.
“Aslında hikâyesi aynı olan pek çok erkeği tedavi ettim ya da onlara tanı koydum. Eşlerini ya da kız arkadaşlarını objektif olarak çekici bulmalarına rağmen, gitgide onları çekici bulmakta zorlandıklarını söylüyorlardı. Bu fenomenin porno izleme ile bir alakası olup olmadığını sorduğumda, aslında cinsellik sırasında onlara daha fazla heyecan vererek yardımcı olduğunu söylüyorlardı fakat zaman geçtikçe etkisi negatif oluyordu. İşte, yatakta hislerini kullanarak tatmin olmak yerine, o andan keyif almak yerine, aşk yapmanın artık porno senaryolarının bir parçası olduğu hayalini kurmanın gitgide daha çok gerekmekte olduğunu görmekteyiz.”
Doksanların sonunda durum böyleydi. Peki, son on yılda ne oldu? Başlıklar her şeyi yazıyor “Genç Erkekler ve Çiftler Cinsellikten Sakınıyor.” Genç erkeklerin yüzde otuz altısı cinsellikle ilgilenmiyormuş. Şaka mı yapıyorsunuz? Bundan yirmi otuz sene önce, cinsellikle ilgilenmeyenleri psikiyatriste yollarlardı!
Japonya’da porno kullanımın hayli yüksek olduğu bilinmektedir. Japonlar teknolojik insanlardır ve pornodan utanmak pek söz konusu değildir. Söyleyeceğim şu ki Japonya’da bu oran son iki senede iki katına çıkmış. Bahsettiğimiz erkekler gerçek kadınlarla cinsel ilişki kurmakla ilgilenmemektedir, çünkü gerçek kadınlar yeterince uyarıcı değildir. İnternet pornosunun süper uyarıcılığıyla baş edememektedirler.
2008 yılında yapılan bir araştırmaya göre genç Fransız erkeklerinin yüzde yirmisi cinsellikle ilgilenmemekteymiş. Fransızlar? Sizce de bir şeyler yanlış gidiyor, öyle değil mi?
Ereksiyon bozukluğunun tıbbi tanımı şudur: Cinsel ilişki için tatminkâr ereksiyon hiç sağlayamamak ya da koruyamamak. (Ulusal Sağlık Enstitüsü, 1992)
Kaç insansın EB’den mustarip olduğunun istatistiklerini bulmak zordur. 1945’de yapılan ünlü Kinsey çalışmalarına bakarsanız, yirmi yaş ve altındakilerin sadece %1’i EB’dir. 45 yaşının altındakilerde ise, yüzde üçün altındadır. Ve bu durumlardan çoğu anksiyete ile ilişkilendirilmiştir.
Açıkçası, EB genç erkeklere yönelik bir hastalık değildir. En azından şimdiye dek…
Ereksiyon bozukluklarının sebeplerine bakalım. Uzmanların fikirleri zaman içinde oldukça değişmiştir. 1970’lere kadar, EB’nin sebebinin yüzde doksan psikolojik olduğu düşünülüyordu ve sadece %10’unun organik ya da biyolojik sebeplerden kaynaklandığı düşünülüyordu. Önde gelen psikolojik “sebeplerden” birisi de soğuk eşlerdi.
Günümüzde, stres, anksiyete, utanç ya da cinsel başarısızlık korkusu gibi psikolojik faktörlerin sadece yüzde on gibi bir yüzde kapladığı düşünülmektedir. EB sorunlarının yüzde doksanı organik sebeplerden, sinir problemleri,  tıkanmış atardamarlar, alkolizm, diyabet, ya da yaşlanma gibi, olduğu düşünülmektedir.
Eğer kırk yaşının altındaysanız, organik bir sebebinizin olması nadirdir, fakat yine de bir doktora görünmenizde fayda var.
Sizin de görebileceğiniz gibi, bilimin gerçeği yakalaması zaman almaktadır. Altmışlarda, ED’nin “sebebi” psikolojikti, erkeğin nevrozu ya da eşiydi. Doksanlarda, işler değişti. Araştırmacılar Viagra gibi ilaçların işe yaradığını gördüklerinde, teşhislerinde “organik sebepleri” kullanmaya başladılar.
Tesadüfen, cinsel güç haplarının keşfi kazara olmuştu. İlaç aslında kan basıncı sorunları için test ediliyordu fakat beklenmeyen ve çok kar getirecek olan, bir şekilde bu etki gözlendi. Bu günlerde, bilim yine arkada kalmaktadır. Bu etki internet pornosunun etkilerinden kaynaklanmaktadır ama beyin bilimciler bu konuyu henüz çalışmak istememişlerdir.
Eğer gençlerdeki EB problemleri porno ile alakalıysa, bu problemin kökeni yine beyindir – ama yine organiktir. Porno kaynaklı EB psikolojik değildir, fizyolojik bir sebeptir. Bağımlılık sürecinin beyni değiştirmiş olduğunun bir belirtisidir. Özellikle, beynin yapısı ve fonksiyonu ereksiyon kontrolüne yoğunlaşmıştır.
Problem penisinizde değil. Beyninizde ve bu iyileşebilir. Bir sonraki yazıda ereksiyonlara bakacağız.
###
Bu yazı da dört bölümden oluşmaktadır. Gün geçtikçe çevrilecektir. Çevirileri beklemeden okumak isteyen arkadaşlar
sayfasından takip edebilirler.

Pornonun Zihinde Yarattığı Etkiler: Porno Bağımlılığı Bölüm-6

2 yorum
#6. Kısım

Aşırı porno kullanıcıları sitemize pek çok farklı semptomla geliyorlar. Aşağıdakiler en sık rastladıklarımız olmakla birlikte, bundan çok daha fazlası var. Çoğu insan bu semptomlarla aşırı porno kullanımlarının arasındaki bağı kuramıyorlar. Fakat, beni şaşırtan 20 yaşında ereksiyon bozukluğu yaşan birisinin bu bağlantıyı kuramaması.
Herhangi bir sıraya tabi tutmadan;
Symptoms%20of%20Internet%20porn%20overuse
1.       Çiftleşme acizliği (pornoya kalkması, ama partnere kalkmaması)
2.       Sık sık mastürbasyon, az tatmin
3.       Daha aşırı pornoya geçmeye karşı duyulan endişe
4.       Değişen porno fantezilerinin cinsel uyumla eşleşmemesi (HOCD)
5.       Şiddetli, kötüye giden sosyal anksiyete
6.       Artan ereksiyon bozukluğu, aşırı pornoda bile
7.       Kronik yorgunluk, motivasyon eksikliği
8.       Konsantrasyon eksikliği, huzursuzluk
Biyolojik açıdan bütün bu belirtilerin tek bir sebepten,  ödül döngüsündeki zevk tepkimesinin uyuşmasından ve beynin yeniden bağlanmasından dolayı olduğunu söylemek oldukça mantıklıdır.
Peki bunu nereden bilebiliriz? Aslında beyninizi açıp bakmadığımız sürece bilemeyiz ama, hani bir deyiş vardır ya “ateş olmayan yerden duman çıkmaz.” Aynı belirtiler aşırı porno kullanıcıları pornoyu bıraktıkları zaman azalma eğilimindedirler.
O halde porno bağımlılığınız varsa ne yapacaksınız? Öncelikle, bir bağımlılıktan kurtulmak çok karmaşık bir süreçtir, ve pek çok yönde değişimi gerektirir. Bu sunum beyin mekaniği üzerine odaklandığı için ben de bunun üzerinde duracağım. Eğer zevk tepkimenizi uyuşturduysanız ve beyninizi yeniden bağladıysanız, bir “ara verin.” Bu ağızdan çıktığı kadar kolay bir şey değil, ama yapmak istediğiniz şey bu. Sitemiz olan yourbrainonporn.com da buna “beyni yeniden bağlamak” diyoruz ve bunun iki aşaması var:
1.       Yeniden Başlatma: Bunun anlamı beyninizin ödül döngüsündeki duyarlılığı geri kazandırmaktır. Başka bir deyişle, dopamin reseptörlerinizin eski seviyesine dönmesine izin vermektir.
2.       Yeniden Bağlama: Temel olarak unutmak ve yeniden öğrenmektir. Bağımlılık patikalarınızı zayıflatmak ve tabi ki mantıklı, rasyonel patikalarınızı güçlendirmektir.
Yeniden başlatma ve yeniden bağlamanın en iyi yolu beyninizde tüm yoğun cinsel uyarılmalara bir paydos demektir: pornoya, mastürbasyona, orgazma ve cinsel fanteziye. Eğer yeniden dengelenme aşamasında mastürbasyon yaparsanız, fanteziyi atlayın ve sadece hislerinize odaklanın.
Şu resmi hatırlıyor musunuz?
Dopamine%20receptor%20changes
Muhtemelen şu an bulunduğunuz yer olan slaytın altındaki resimden üsttekine geçmeye çalışıyorsunuz, böylece duyarlılığınızı tekrar kazanacaksınız. Dopamin reseptörlerinizin sayısını arttırmaya çalışıyorsunuz.
Hatırlayacağınız gibi, aşırı uyarılma sinir hücrelerinin dopamin reseptörlerini azaltarak kendilerini korumasına sebep oluyordu. Uyuşmuş beyinler uyarılmaya muhtaçtırlar. Elbette, bu da arzuların kökenini oluşturur.
Pornosuz zaman geçirdikçe, sizde gitgide daha fazla reseptör filizlenecek. Arzular zayıflayacak. Bu süreç kişiden kişiye farklı zamanlar alabilir. Kesinlikle doğrusal giden bir süreç değildir. İyi zamanlar ve kötü zamanlar olacaktır.
Zaman geçtikçe, günlük aktivitelerden daha fazla zevk aldığınızı hissedeceksiniz. Bunu yapanların söylediği bu. Temel olarak, yaptığınız beyninizi iyileştirmek.
Şunu düşünün, eğer ayak bileğiniz burkulduysa, yapılacak en iyi şey ayağa kalkmamak ve iyileşmesini beklemektir. Eğer bileğinizi bu süreçte test ederseniz, muhtemelen iyileşme sürenizi uzatırsınız.
Yeniden bağlanmayı da istiyorsunuz, ya da “unutmayı ve tekrar öğrenmeyi.” Başlarda çok güçlü bir “Haydi yap!” patikanız var, ve normal olmayan derecede zayıf bir dürtü kontrolünüz, ya da “Bir düşüneyim” patikanız. Bu durumda, en az dirençli olan yolu takip etmek çok kolaydır. Neden? Çünkü bu patika sizi ödül döngünüze götürür ve ödül döngünüz de bas bas “Yap şunu!” diye bağırmaktadır. Artık hedefiniz dengeli bir beyin, böylece sadece dürtülerinizi değil beyninizin mantıklı kısmını da duyacaksınız.
Bilim adamların söylediği gibi, “ayrı çalışan nöronlar gayrı olurlar.” Bu işin “unutmak” süreci. Pornoyu bıraktığınızda, bu patikalar zayıflamaya başlayacaklar. Siz de dürtülerinizi daha çok kontrol ettiğiniz için “Bir düşüneyim” patikası güçlenecek.
Başta süreç zor geçebilir. Bunu inkar etmiyorum. Beyin artık pornonun sağladığı dopamin yoluna artık güvenemez. Fakat, zaman geçtikçe, bu daha da kolaylaşır çünkü ödül döngünüz dengesine geri döner. Beyindeki porno ve porno fantezileri patikaları da zayıf, ki bu çok iyidir.
Söylediğim gibi, bu bağımlılık patikaları zayıflayacaktır ama muhtemelen asla kaybolmazlar. Bu nedenle işaretlerinizin ve tetikleyicilerinizin farkında olmalı ve bu patikalara tekrar düşmekten kendinizi alıkoymalısınız.
Bu sunumdan bir şeyler kaptıysanız, onun pornonun bir karakter zayıflığı ya da güçsüzlük olmadığı fakat beyni değiştiren, yürümekte olan bir bağımlılık sürecinin kantı olduğu olmasını dilerim.
Daha fazlasını öğrenmek istiyorsanız, www.yourbrainonporn.com u ziyaret edin. Bilimsel ve ticari olmayan bir web sitesidir. Bu sunumu yapmak için kullandığımız araştırmalara, iyileşen kullanıcılardan öykülere ve önerilere(oldukça işe yarayan), sıkça sorulan sorulara ve pek çok makaleye ulaşabilirsiniz.

Pornonun Zihinde Yarattığı Etkiler: Porno Bağımlılığı Bölüm-5

2 yorum
# 5. Kısım
Bağımlılık uyuşmuş zevk tepkisiyle birleştiğinde çok güçlü bir hafızadır. Bu patikayı bu kadar davetkâr kılan ödül döngünüzün gerçekten uyuşmuş olması ve dopamininizi yükseltecek şeyler için olan özleminizdir.
Bağımlılığınız "rahatlamaya giden en az dirençli patikadır." Bunu en iyi bu şekilde düşünebilirsiniz. Porno artık en güvenilir dopamin kaynağınızdır ve limbik beyniniz "Evet, evet, evet! Yap haydi!" Arzunun doğası budur. Tüm bağımlılıklara sürükleyen budur.
Arzular normaldir. Beynin yemek yemek, içmek, seks yapmak için her zaman yaptığı şeydir.
"Başlama işareti" bir hatıra, düşünce, his ya da özlem duyulan aktiviteye olan duyarlılıktır. Beyniniz işaretleri ödüllere bağlar. Örneğin, fırındaki kurabiyenin kokusu aç olmasanız bile sizi yemeye güdüleyen bir işarettir. Pavlov'un köpeklerinin zili duyduklarındaki salyalarını düşünün. Eğer sigara içiyorsanız, yemeği bitirmek sigara içmeniz için bir işaret olabilir. Alkolikseniz, bir barın yanından geçmek sizin için içmeye bir işaret olabilir - 20 senedir ağzınıza içki koymamış olsanız bile. Porno bağımlıları için ise, evde yalnız kalmak, seksi bir fotoğrafın karşına çıkması, ya da geçmişteki bir porno sahnesini hatırlamak olabilir.
İşaretler çoğu kez değişen bir duruma sebebiyet verirler. Bir "at gözlüğü", harekete geçmek için karşı konulamaz bir güdü yaratırlar. İşaretler bağımlılık hafızasını harekete geçirdikleri için çok güçlüdürler. Aşağıda porno işareti sarı okla gösterilmiştir.
Cues%20activate%20addition%20pathways
Burada olan limbik sistemin kontrolü ele alması ve rasyonel beyninizin "yemek molası" vermesidir. Eğer önümüze çıkan her güdü ve düşünce doğrultusunda hareket etseydik, hayat bir keşmekeş olurdu.
Sarı ok arzuyu temsil etmektedir, "Harekete geç" sinyalini. Mavi mantık süreçlerimizi, arzularımız üzerinde düşünmeye sebebiyet veren şeyi. Normalde, bu iki beyin fonksiyonu arasında hassas bir denge vardır. Limbik sistem sizin sadece "yapmanızı" ister. Örneğin, "patrona yumruk atmayı" ya da "dolabı açınca gördüğünüz o büyük dondurmayı yemeyi."
Normalde, rasyonel beyin hareketlerimizin sonuçlarını idrak eder. Bizi pişman olabileceğimiz pek çok dürtüden alıkoyar. Bağımlılık sonuçları umursamaz. Bağımlılık sürecindeyken, beyin kendini yeniden bağlamaya devam eder. Dürtü kontrolleriniz zayıflarken bağımlılık patikaları güçlenir.
Bağımlılık güçlü bir "yap şunu" patikası, ya da arzusu yaratır. Bu hafıza sarı renktedir. Bunun kadar önemli olan bir diğeri ise, zayıflatmış olduğunuz "yapma!" patikasıdır. Bağımlılık sürecinde olduğu için kesik mavi çizgi ile gösterilmiştir.
Addiction%20disregards%20consequences
"Harekete geç" patikasını çiğnemiş bulunuyorsunuz, ve mantıken de "bir düşünsen..." patikasının üzerinde ise çimlerin büyümesine izin verdiniz. Geçmişi hatırlayan ve sonuçları algılayan rasyonel beyin etkisini kaybetti. Artık o bir sisle kaplı.
Pornoyu bıraktığınız zaman -umarım- iki şey olacaktır. Mavi olanın kullanılmasıyla birlikte bu patika güçlenecektir. Daha fazla kontrol sahibi olursunuz. Sarı olan, bağımlılık patikası ise zayıflar. Fakat bağımlılık patikası zayıflasa bile, hiç bir zaman tamamen kaybolmayabilirler.
"Toleransı" hatırlıyor musunuz? Bir uyuşturucunun ya da aktivitenin aynı etkiyi yaratması için daha fazla kullanılması ya da yapılmasıdır. Bağımlılığın gülü bir sinyalidir. Burada, porno kullanımında kullanımımızı arttırabileceğiniz iki yol mevcut. Porno izleme saatlerinizi arttırabilir, ya da daha uyarıcı pornolar izleyebilirsiniz. İşte burada "fantezilerin" yeniden bağlanması olayı yaşanıyor. Porno kariyerinize örneğin çıplak film yıldızları ile başlamak beklendik bir tavırken, belki sonrasında azgın erkeklerin arasında kalmış kızların ya da şiddetli tecavüz sahnelerine giden yolu keşfettiniz.
Coolidge Etkisi'ndeki yeni eşlere olan dopamin dalgalarında olduğu gibi, yeni porno tipleri için de dalgalar vardır. Eğer sizi şoke eden ya da anksiyete üreten yeni bir çeşit porno bulduysanız adrenalin dalgalanmaları da yaşarsınız.
Elinizdeki porno yıldızından sıkılmak yerine, izlemeye alışık olduğunuz hareketler neyse ondan sıkılmaya başlarsınız. "Sıkılmak" burada "sizi heyecanlandıracak kadar dopaminin olmaması" demek. Dopamin yenilikle karşılaştığında dalgalanır ve adrenalin güçlü duygulara karşı dalgalanır. Yani "yeniyi" ve "yoğun duyguları" birleştirdiğinizde, en büyük ödülü elde etmekle kalmıyorsunuz, fakat ne yazık ki, aynı zamanda en kuvvetli anıları da elde ediyorsunuz. Beyninizi güçlü bir yolla yeniden bağlıyorsunuz.
İşte bu yüzden porno kullanıcıları kendilerini şoka sokan şeyleri ararlar. Ya da "yasaklanmış" veya korku uyandıran. Onlar yaşayacakları en büyük dopamin ve adrenalin patlamasını aramaktadırlar. Duyguların yoğunluğu arttıkça, daha çok tekrarlanırlar ve daha güçlü bağlanma olur. Her yeni deneyim beyine yeni fanteziler bağlar. Eğer cinsel fantezileriniz değiştiyse... Beyniniz de değişmiştir.
Psikiyatrist Norman Doidge'nin yazmış olduğu "The Brain that Changes Itself" harika bir kitaptır. Beynin yeniden bağlanması hakkındadır ve okursanız (şiddetle tavsiye ediyorum) beyinlerimizin ne kadar değişken ve adapte olabilir olduğunu gerçekten anlarsınız. Hatta cinsellik kısmı bile var.
Doidge aşırı porno kullanıcılarını tedavi etmiştir. İki şey üzerinde çok nettir. İlki, porno bağımlılığı var olan bir şey. Ve bu beyni değiştiriyor. İkincisi, internet pornosu beyine yeni fanteziler bağlayabilir. Şöyle demektedir,
Günümüz porno salgını cinsel fantezilerin sonradan edinildiğine ilişkin grafiksel bir kanıttır. Pornografi, yüksek hızlı internet aracılığıyla dağıtılan, nöroplastik değişimin her koşulunu tamamlamaktadır.
"Nöroplastisilite" beynin yeniden bağlanması anlamına gelir. Porno seyahatine çıkarken, bunu aklınızda tutun. Beyninizin ödül döngüsü için neye baktığınız önemli değildir. Sadece uyarılmayı arzulamaktadır. Yani, "şoke eden" ya da "sürpriz" şeyleri sever, siz ondan iğrenseniz bile. Beyin korteksiniz (rasyonel beyin) neden bu pisliği izlediğinizi anlamasa bile.
Belki de, ünlü Southpark bölümünde olduğu gibi sadece kusan Japon kızları görünce kaldırabiliyorsunuz. Fakat şunu bilmelisiniz ki porno atlıkarıncasına binmeden önceki günlerinize dönebilirsiniz. Tekrar ediyorum, beyin kendini değiştirebilir.
İnternet pornosunu farklı kılan nedir? İşte başka insanların bahsettiği bazı faktörler:
İlki, sosyal faktörler. Bedava, gizlice kullanılabiliyor, kolayca erişilebiliyor ve kimse bir bağımlılığınız olduğunu bilmiyor.
Fakat psikolojik faktörler de var. Pornodan kurtulma siteleri sıkça internet porno bağımlılığını mastürbasyona ve heyecan veren görsellerle ilintili orgazma bağlarlar. Şüphesiz, bunların rolü olabilir. Ayrıca kendini suçlu hissetmek ve utanmak da bağımlılık döngüsünü sürdürür, yani onların da rolü vardır.
Bir başka çok önemli faktör ise internet pornosunun kullanım şeklidir. Ve ödül döngüsünü ve dopamini nasıl doğrudan etkilediğidir. İşte internet pornosunu farklı kıldığını düşündüğüm şeylerin listesi. Bu faktörler anormal bir şekilde dopamini uzun süre yüksekte tutar, bu da tabi ki ödül döngüsünü aşırı uyarır.
1. İnternet pornosunda aşırı yenilik mevcuttur. Siz tıklar ve tıklarsınız, ne kadar çok içeriğe bakmak isterseniz bakarsınız ve beyninizden olağanüstü miktarda dopamin fışkırır. İşte bu internet pornosunu geçmiş pornolardan ayırmaktadır.
2. Yiyecekten ya da uyuşturucu bağımlılığından farklı olarak, internet pornosunun tüketiminde fiziksel bir limit yoktur - uykuya dalmadığınız sürece. İşte bu önemlidir. Uyuşturucu ve yemekte, beyin bir noktadan sonra "Dur!" der-dopamin ve isteğiniz düşer. İnternet pornosunda, izleyerek ya da doruklarında gezerek saatlerce dopamininizi yüksekte tutabilirsiniz. İşte bu çok bağımlılık yaratır. Eğer boşalırsanız, örneğin, sıklıklar normal doygunluk mekanizmalarınızı (orgazmdan sonrası) daha da uyarıcı bir şey bularak zorlayabilirsiniz. Daha çok dopamin.
3. Diğer bağımlılıklarda, sadece daha sık yiyerek, kumar oynayarak ya da uyuşturucu kullanarak yükselebilirsiniz. İnternet pornosunda ise, yükselme yeni şoke eden porno çeşitleriyle "birden fazla aktöre bağlanır." İnternette aşırılıkların bir sonu yoktur ve bunların hepsi dopamini kışkırtır.
4. Diğer yiyecek ya da uyuşturuculardan farklı olarak, internet pornosu sürekli mevcuttur, sadece bir hatıra olarak hatırlanmayı bekler -istensin ya da istenmesin. Hatırlandıklarında, dopamini yükseltirler ve bu da bağımlılık patikalarını güçlendirir.

Pornonun Zihinde Yarattığı Etkiler: Porno Bağımlılığı Bölüm-4

2 yorum
# 4. kısım

Binge%20cycle%20is%20tied%20to%20declining%20dopamine%20receptors
Dopamin reseptörlerinin sayısındaki azalma döngüsü aynı zamanda bağımlılık döngüsünün de bir parçasıdır. Alem yapmakla başlar. Bu da dopamin reseptörlerinde düşüşe neden olur ki bu beynin zevk tepkisinin uyuşmasıdır. Artık, beyninizi uyarmak için daha fazlasını istiyorsunuz ki bu da sizde arzu duymak olarak kendini gösteriyor. Sonra daha çok alem yapıyorsunuz -daha fazla alkol ya da porno, farketmez- ve bu da dopamin reseptörlerinizi daha da düşürüyor. Şimdi ise, daha da az bir zevk tepkisine ve daha güçlü arzulara sahipsiniz. Ve yine alem yapıyorsunuz.

İşte döngü bu. Dopamin reseptörleriniz bu şekilde azalıyor. Bir yandan da, beyniniz hangi aktivitelerin dopamini yükselttiğini sürekli kaydediyor. Her bir aleminizde, dopaminiz yükseliyor - kısa bir zaman için. Bu halde, sadece pornoyu düşünerek dopaminizin devam etmesini sağlıyorsunuz. Sizin düşünmeden pornoya tıklamanıza sebep olarak düşük dopaminden kurtarmaya motive ediyor.
Bir döngüye hapsolmuş durumdasınız: bağımlılık döngüsüne. Dopamini "gaz pedalı", düşük sayıdaki reseptörleri ise "fren" olarak düşünün. Daha iyi hissetmek için dopamin pedalına bastıkça, beyniniz de dopamin reseptörlerini azaltarak frene basıyor.
Beyniniz böylece sürekli bağımlılığınızın alemini yapmak istiyor. Bence beyniniz en azından yiyecek ve seks alemi yapmak istiyor. Sebebini birazdan göreceğiz.
Son araştırmalar göstermiştir ki aşırı uyarıcı yiyeceklerin fazla tüketimi uyuşturu bağımlılarındakine benzer beyin değişikliklerine sebebiyet vermektedir. Özellikle, dopamin reseptörlerindeki düşüşte. Birazdan bu deneyin detaylarını vereceğim - ve dikkat ederseniz bunu bir doğal destekleyici ile yapıyorlar - uyuşturucu ile değil:
Sıradan fare yiyecekleri yerine, farelere kafeterya yiyecekleri verildi: sınırsız sosis, cheesecake, şekerleme, domuz pastırması ve DingDong lar. Dopamin reseptörleri bir kaç gün içinde aniden düştü. Ve çöküverdiler. Fareler obez olmuştu.
Aynı deneyde, diğer fareleri "kafeterya" diyetine sadece bir saat maruz bıraktılar. Onlarda beyin değişikliği olmadı... en azından deney süresi boyunca.
Yani sınırsız erişim ve aşırı tüketim beyin değişikliklerine sebebiyet verdi. Bunların ikisi de internet bağımlılığında mevcut.
Son bir kaç ayda, insanlar üzerinde yapılan araştırmalar göstermiştir ki şişmanlatıcı yiyeceklerin aşırı tüketimi beyinde zevk tepkisinin uyuşmasına sebep olmaktadır. Buna bakarak söyleyebiliriz ki eğer abur cuburların buna yol açtığı kanıtlandıysa, internetin aşırı kullanımı böyle bir şeye sebebiyet vermeyecektir demek çok akıllıca bir yaklaşım olmayacaktır. Video oyunu ve kumar bağımlılarının beyinleri üzerindeki araştırmalar da dopamin reseptörlerinde azalmaların olduğunu göstermiştir.
Esas husus: doğal destekleyiciler uyuşturucu bağımlılığına benzer beyin değişikliklerine yol açabilmektedir. Örneği de üstteki gördüğümüz slaytta olduğu gibidir. Aşırı tüketim uyuşmuş bir zevk tepkisine yol açmakta, ve bu da tatminsizlik ve arzuya sebebiyet vermektedir.
Peki bu obez fareler eski yiyeceklerine geri döndürüldüğünde ne oldu? İki şey: İlkin zoraki yediler, normal yiyeceklerle büyütülmüş olmalarına rağmen. Belki de onlara sıkıcı geliyordu, yeterince uyarılmıyorlardı. Bir başka deyişle tatmin olmuyorlardı. Bunlar aşırı porno kullananların sıklıkla söyledikleri ile paralellik gösteriyor:
1. Eski porno artık "sıkıcı", ya da yeterince uyarmıyor.
2. Porno zevkleri zamanla değişiyor - kimi zaman ürkütücü biçimde.
Bu iki değişim daha çok uyarılma için duyulan arzudan kaynaklanıyor (tatminsizlik).
Farelere olan ikinci şey - ya da olmayan şey - normal yiyeceklerine döndükten iki hafta sonra, dopamin reseptörleri hala eski seviyesine gelememişti (Deneyin bittiği zaman.) Bu fenomeni bir de farelere kokain vererek karşılaştıralım. Dopamin seviyeleri iki günde eski haline döndü. Bu garip. Kokain, elbette ki, daha fazla dopamin salgılatıyor. Peki bu azalış neden kokaine nazaran yiyecekte daha uzun sürüyor?
Sanırım burada bir çeşit genetik program devreye giriyor. Bu bir "alem mekanizması" olarak düşünüyorum. Bu mekanizma dopamin reseptörlerinin düşmesi ile devreye giriyor. Bunun olmasının bir sebebi olduğunu düşünüyorum. "Alem mekanizması" doğanın doymuşluk ya da tatminlik hissinin ("yeterince aldım" hissi) doğa tarafından zorlanmasının bir yolu. Bence bu hem yiyecek hem seks için geçerli.
Kimi zaman bu "Ben tamamım." hissinin zorlanmasının gerçek bir evrimel avantajı olabilir. Tek seferde yirmi poundluk bir avı istifleyen kurtları, ya da ayıların kış uykusundan önce kendisini somonla tıka basa doyurmasını düşünün. Ya da atalarımızın kış için bir kaç pound fazladan almasını.
Ya da çiftleşme dönemlerini - hamile bırakılacak bir haremle karşılaşıldığında? Elbetteki burada bunun bir avantajı vardır. Memeliler için, böle fırsatlar nadirdi, ve çabucak geçerlerdi. Yani limbik sisteminiz diyor ki, "Hazır bulmuşken götür!"
The%20
Sooty "alem mekanizmasının" ve Coolidge Etkisinin gerçek, canlı bir örneği. 24 dişinin olduğu bir kafese girmeyi başardı.. ve 42 tane deney faresinin babası oldu. Başarısının ardından yakalandığında, iki gün boyunca uyudu.
Böyle fırsatlar hayvanlar içn nadirdi. Ama, günümüzde, çevremiz değişti. Pornoya bağlanmak sizin genleriniz için çok mantıklı. İnternet sonsuz "çiftleşme" fırsatları sunuyor, ve sizin ilkel limbik sisteminiz bunu gerçek zannediyor. İşte esas olay bu. Beyninizin o kısmı onları gerçek zannediyor, her ne kadar sizin daha büyük beyin korteksiniz olayı daha iyi kavrasa da.
Yani, tıpkı diğer tüm sağlıklı memeliler gibi, genlerinizi etrafa genişçe yaymak istiyorsunuz. Ve sizin bu "çiftleşme seansınızın" sonu yok. Kendi kendine sürekli tekrar eden bir döngüye hapsoldunuz. Sınırsız yeni eşleşme fırsatları (internet pornosu), Coolidge etkisi(alem yapmak), daha az dopamin reseptörü, ve devam ettiğiniz sürece("alem mekanizması") daha çok yeni eşleşme fırsatı için arzulanmak. Sonuç olarak daha çok alem yapmak... ve işte yine başlıyoruz.
Buradan çıkacak mesaj: pornoya takılı kalmış olmanın suçlu hissettirecek bir tarafı yok. Siz sadece işinizi yapıyorsunuz. Saygıdeğer memelilerin istekli dişileri hamile bırakma işini... ekranda.
Fakat bağımlılıkta uyuşmuş zevk tepkisinden daha fazlası var. Diğer bir önemli yanı da beynin kendisini tekrar bağlaması. Eski bir deyiş vardır: "Beraber çalışan sinir hücreleri birbirine bağlanır." Yeniden bağlamak sinir hücreleri arasındaki bağlantıyı güçlendiriyor, ve onların iletişim kurmasını çok daha kolaylaştırıyor. Birbirlerine bağlandıkça, döngüler oluşturuyorlar. Bağlantıların gücü arttıkça, mesajın bu döngüler aracılığıyla hareket etmesi kolaylaşıyor.
Uyuşmuş zevk tepkisinde olduğu gibi, tüm bu yeniden bağlama olayı sinapslarda oluyor. Bunun nasıl gerçekleştiği aslında oldukça karmaşık, ve hala tam olarak anlaşılabilmiş değil. Fakat yeniden bağlama sürekli oluyor. Ve biz bu şekilde öğreniyoruz. Bu şekilde yeni anılarımız oluyor. Bu beyin döngülerini daha sık kullandıkça, onlar da daha güçleniyorlar. Yürümek ya da bisiklet sürmek gibi yetenekleri işte böyle öğreniyoruz.
Kimi öğrenme tekrarı gerektirirken; kimisi de gerektirmiyor. Örneğin, anıların yerleşmesi için tekrar edilmesi gerekmiyor. Yine aynı zamanda döngüler de var. Mezuniyetiniz için bir döngünüz var, ve belki en favori porno yıldızınız için de bir döngünüz var.
Beyin döngülerin oluşmasında kullanılan iyi bir anoloji patikalardır. Uzun çimlerin olduğu bir alandan ilk yürüdüğünüzde, yürümekte zorlanırsınız. Siz o yolu kullandıkça, yürümesi kolaylaşır. Sonuç olarak, patikada sadece toprak ya da tekerlek izleri kalır. Sanırım biz de bu şekilde "tekerlek izlerini takip ediyoruz". Bu patikayı bir hatıra, yetenek ya da alışkanlık olarak düşünün.
Esas husus sizin aynı patikayı kullanma ihtimaliniz yüksek, çünkü istemeseniz bile yürümesi daha kolay. İşte, size olan şey de bu. Uyuşmuş zevk tepkiniz ve hatıralarınız sürekli ama sürekli sizi porno kullanmaya teşvik ediyor. Yürürken izine kolaylıkla kapılası bir tekerlek izi yarattınız. Sizin için, o yol en az dirençli olan.
Güçlü duygular güçlü anılar yaratır. Bir anı yolu anında oluşabilir, ya da çok belirgin olan bir şeyin, ya da çok duygusal etkisi olan bir şeyin. Bu bir doğum olabilir, araba kazası, ya da maçı alan basket atışı olabilir. Beyniniz heyecanlanır ve der ki "Bunu lütfen hatırla. Bu çok önemli!"
Dopamin hatıra oluşumunda çok önemlidir. Bu görevlerinden bir tanesidir. Dahası, eğer çok adrenalin salgılarsanız, anılarınız daha da güçlenir, ve daha "önemli" hale gelirler. Deneyim daha yoğun oldukça, daha çok dopamin ve adrenalin salgılanır, ve dah agüçlü anılarınız olur. İşte bu şekilde çalışır. Yani, şu an yaptığınız da, bir patika oluşturmak için "yürümek" yerine, bu patikayı oluşturmak için ot yolucu kullanıyorsunuz.
Eğer porno izlerken heyecan, korku, şok, tiksinti, suçluluk ya da utanç duygularını yaşıyorsanız, anılarınızı güçlendiriyorsunuz. İyi bir tavsiye olan "kendini suçlama, utanma" dedikleri iyi bir şeydir. Bunları yapmak hiçbir zaman işe yaramaz.

Pornonun Zihinde Yarattığı Etkiler: Porno Bağımlılığı Bölüm-3

2 yorum
#3. Kısım

Slaytı bu kadar tıka basa doldurduğum için kusura bakmayın, ama bu bir bağımlılık testi, ve size hepsini tek bir ekranda göstermek istedim. Eğer bu sorulardan üçüne ya da daha fazlasına "Evet" yanıtını veriyorsanız, o halde siz bir bağımlısınız - en azından Amerikan Psikiyatri Birliği'ne göre. Ben biraz kısalttım bunları, normalde bu kısımlar madde bağımlılığı için oluşturulmuşlar, porno bağımlılığı için değil.

APA%20addiction%20test

[Slaytın çevirisi]
3'ten Fazla Evet Çıkarsa = Bağımlılık
1) Tolerans: Zaman içinde kullanımınız arttı mı ya da çoğaldı mı?
2) Çekilme: İzlemeyi bıraktığınızda, herhangi bir fiziksel ya da duygusal çekilme yaşadığınız oldu mu?
3) İzlemeyi kontrol etmede zorlanma: Bazen istediğinizden daha fazla ya da daha uzun süre izlediğiniz oluyor mu?
4) Negatif sonuçlar: Duygularınızla, özgüveninizle, sağlığınızla, işinizle ya da ailenizle ilgili kötü sonuçlara yol açmasına rağmen izliyor musunuz?
5) Yapılması gerekenleri boşvermek ya da ertelemek: Sosyalliği, dinlenceyi, çalışma hayatını ya da ev işlerini bıraktığınız mı ya da azalttınız mı?
6) Azaltma isteği: Kullanımınızı azaltmak ya da kontrol altına almak isteğiniz oldu mu? Bırakma hususunda başarısız denemeleriniz var mı?
7) Önemli miktarda zaman ve duygusal enerji harcamak: Edinmek, gizlemek, planlamak ya da izlemeyi bırakmak için çaba harcıyor musunuz? Yakalanmamak için bazı şemalar kurguladınız mı?

Eğer yukarıdakilerden iki tanesine ya da azına "Evet" dediyseniz, burada okumayı bırakabilir ve favori porno sitenize tıklayabilirsiniz.
"Tolerans" kelimesi garip gelebilir, fakat anlamı şudur "Zaman içinde kullanımınız arttı mı ya da çoğaldı mı?" Yani, porno izlerken, her seferinde daha fazla saat mi porno izliyorsunuz? Ya da, daha fazla şoka sokan ya da aşırı pornolara mı geçiyorsunuz?
"Çekilme" semptomları yaşamadan da bağımlı olmanız mümkün, fakat forumdaki çoğu kullanıcı bıraktığı zaman bazı semptomlar geçiriyorlar. Anksiyete, asabiyet, yorgunluk, ya da depresyon gibi. Bunlar en sık rastladıklarımız. Fakat kimilerinde de grip benzeri semptomlar, başağrıları, uykusuzluk gibi deneyimlere rastladık.
"İzlemeyi kontrol etmede zorlanma" İstediğinizden daha fazla mı porno izliyorsunuz?
"Negatif sonuçlar var mı?" Duygularınıza? Ya da sağlığınıza?
"Yapılması gerekenleri boşvermek ya da ertelemek" Yaşamak yerine porno mu izliyorsunuz?
"Azaltma isteği" Çoğu bağımlı istedikleri zaman bırakabileceğini söyler. Fakat yapmazlar. Sizin hiç başarısız bırakma denemeleriniz oldu mu?
"Önemli miktarda zaman ya da enerji harcamak" Porno kullanımınızı gizlemeye çalıştınız mı? Herhalde buna herkes "evet" demiştir.
Alkol, kokain ya da meth gibi bağımlılık yapan maddelerin bağımlılık yapmak için beyni değiştirdiği bilinen bir şeydir. Peki yemek yeme, seks yapma, alışveriş ya da online video oyunları gibi "davranışsal bağımlılıklar" için ne söyleyeceğiz? Onlar da bağımlılık yaratırken beyni değiştiriyorlar mı? Elbette ki değiştiriyorlar. Zaten ondan bağımlılık diyoruz.
Kumar oynama ya da yemek yeme üzerine yapılan son araştırmalarda uyuşturucu bağımlılarının yaşadığı beyin değişikliklerinin benzerlerine rastlandı. Peki internet pornosu? Kimse bunun üzerinde çalışmak istemiyor. Aynı zamanda, henüz üzerinde araştırm a yapmak için yeterince zaman geçmedi, çünkü bu çok yeni bir fenomen.
Söyleyin bana: Hangisi daha uyarıcıdır? Cheesecake yemek mi, yoksa internet pornosuna masturbasyon yapmak mı? Seks ve masturbasyonun dopamin seviyelerini yemek yemeye göre çok daha fazla yükselttiği bilinmekteir. Hangisine daha fazla zaman harcarsınız - yemek yemeye mi yoksa pornoda doruk yaşamaya mı?
Şimdi de doğal destekleyiciler hakkında konuşalım. "Doğal destekleyici" dopamin salınımına sebep olan uyuşturucu olmayan aktiviteler için kullanılan havalı bir terim - yemek yemek, seks yapmak, kumar oynamak ya da oyun oynamak için.
Aslında uyuşturucu kullananların (insan ya da hayvan) sadece %15'i bağımlı olur. Elbette ki, genler büyük rol oynamaktadır, tıpkı çocukluk deneyimleri gibi. Eğer doğal destekleyicilere bakarsanız, tabi ki yiyecek güçlü bir tanesidir, bağımlı hale gelen insanların yüzdesinin çok daha yüksek olduğunu görürsünüz. (Amerikalıların %66'sı aşırı kilolu, %35'i ise obez) Tabi, bu normalde uyuşturucu kullanımına göre çok daha fazla zaman alıyor.
Düşünün. Az kişi şişman olmak ister. Yine de modern Batı kültüründe, çoğu insan öyledir. Fareler, bir diğer yandan, şişman olup olmadıklarını umursamazlar. Batı yemeği yediklerinde, neredeyse hepsi aşırı yer ve obez olurlar - sadece şişman değil.
Bu da bizlere doğal destekleyiciler hakkında iki şey gösterir:
1. Ödül döngümüz bizim yememiz ve seks yapmamız için evrimleşmiştir - uyuşturucu için değil. İşte bu yüzden çoğu insan potansiyel olarak internet pornosuna bağımlı olabilir.
2. Yemenin ve seks yapmanın aşırı uyarıcı versiyonları bizi ele geçirebilir - genetik olarak madde bağımlılığına duyarlı olmasak bile.
Soru şu: "Doğal destekleyiciler nasıl bağımlılık yapabilir?"
1. Atalarımızın dayanılmaz buldukları aşırı uyarıcı versiyonları olduğunda.
2. Bir şey sınırsız miktarda olduğunda.
3. Çok çeşitli şekillerde olduğunda - yenilik tuzağı bundadır.
4. Beynimizi değiştirdiğini farketmeden alemini yaptığımızda.
Modern yiyecekler ve internet pornosu tüm bu karakteristik özellikleri taşıyor. İkisi de beynimizin doğal doygunluk hissine aşırı yüklenebilir - şu "ben tamamım" hissine. Hatırlayın, kalori aramak ve dölleme fırsatları genlerimizin en öncelikli işleri. başka bir değişle, limbik sistemimizin en önemli öncelikleri.
Eğer bağımlıysanız, beyniniz aşırı uyarılmaya adapte olmuştur. İşte tüm bağımlılıkların ortak noktaları:
1. Ödül döngülerinin uyuşması, ve
2. Ödül döngülerinin yeniden bağlanması
Eğer ödül döngünüzde uyuşma varsa, dopamin tepkilerini bir şekilde bozmuşsunuz demektir. Artık beyninizin o kısmını uyarmak daha zordur - ister yemek yemek, seks yapmak ya da rock 'n' roll dinlemek olsun. Daha az zevk alırsınız.
Daha az zevk almak size daha çok zevk verecek şeyler için arzu uyandırır - ve genelde bu bağımlılığınızdır. Ödül döngünüz tıpkı pili azalan el feneri gibi olmuştur.
Ödül döngünüzün yeniden bağlanmasının iki önemli sonucu vardır:
1. Artık daha güçlü bir "elde et" sinyali alırsınız. Birbirine bağlamış olduğunuz pek çok beyin hücresi şunu haykırmaktadır, "Hadi tekrar yap! Bağımlılığını tekrar et." Bu mesaj da ödül döngüsündeki arzulara eklenir. Bu döngüyü kullandıkça, daha da güçlenir - tıpkı bir kas gibi.
2. Aynı zamanda beyninizin kontrol döngüsünü zayıflatmışsınızdır. Tıpkı az çalıştırılan bir kas gibi, sonuçları idrak edebilen mantıklı, rasyonel döngünüz zayıflar. Bir şişe viski içmenin ya da gün içinde saatlerce porno izlemenin en iyi fikir olmadığını biliyorsunuz.
Bağımlığınız varsa, içinizde bir halat çekme mücadelesi vardır, ve kazananı "Hadi yap!" döngüsüdür. Bağımlılığı anlamak için, neleri değiştirdiğini anlamamız gerekir.
Nerve%20cells
Değişen sinir hücreleridir. Bilakis, değişen şey sinir hücreleri arasındaki bağlantılardır. Beyin milyarlarca sinir hücresi içerir, ve bunlar döngüler ya da patikalar aracılığı ile bağlıdırlar - tıpkı ödül döngüsü ve diğer sonsuz döngülerde olduğu gibi.
Bir döngü harekete geçtiğinde, düşünürüz, hissederiz ya da deneyimleriz - harekete geçen döngünün özelliğine bağlı olarak.
Sinir hücreleri sinaps adı verilen küçük minnacık boşluklara bağlanırlar. Sinir hücrenizden elektrik akmaktadır, fakat bu boşlukta akım durur. Gönderici sinir hücresinin nörokimyasal salgılamasına sebep olur - dopamin olabilir - ve bu nörokimyasallar akıp alıcı sinir hücresine tutunurlar. Tutundukları yerlere reseptör denir. Şu resme iyi bakın, çünkü reseptörler önemli.
Nerve%20cell%20synapse
Reseptörler alıcı hücrenin küçük "kulakları gibidir", gönderilen belirli mesajları algılarlar. Beyinde pek çok nörokimyasal vardır, ve hepsinin farklı mesajları vardır.
Eğer gönderici hücreden yeterince belli bir nörokimyasal salgılandıysa, alıcı hücre bu mesajı "duyar" ve bir dürtüyü harekete geçirir. Biz de deneyimlemiş oluruz.
Peki neden sinir hücreleri arasındaki bu boşlukla ilgileniyoruz? Tüm bağımlılıklar işte burada olur. Buradaki değişimler, sinapstakiler, zevk tepkilerini uyuşturur - ve beyni yeniden bağlar.
Bu slaytta, sinir hücreleri iletişim kuruyorlar. Gönderen sinir hücresi tarafından dopaminin salgılanmasını görüyorsunuz (kırmızı, yuvarlar şeyler). Alıcı hücre, buradaki ödül döngüsündeki bir ödül sinir hücresi, mesajı alıyor, ki o da dopamin.
Nerve%20cell%20communication
Böylece elektrik sinir hücresi boyunca akıyor (kırmızı oklar), ve beynin diğer bölgelerinden daha fazla elektrik geliyor, böylece daha fazla dopamin salgılanıyor. Slayttaki ilk resimde, oldukça fazla dopamin salgılandığını görüyorsunuz, çünkü hücreye elektrik akması için daha fazla dürtüye sahipsiniz. Bu da daha fazla coşku yaşamanız anlamına geliyor - belki de orgazm olacaksınız. "Durmak istemiyorum!"
Slaytın altındaki resimde ise, çok az dopamin salgılanıyor - belki de orgazm sonrası. "Kıçımı dönüp horlamak istiyorum."  Nörotransformatör, ya da dopamin, mesajın kuvveti kadar salgılama yaptı. Meth ya da kokain yüksek miktarda dopamin salgılatır.
Sinapslardaki reseptörlere geri dönelim. Reseptörler mesajı "duyarlar". Bazı insanlar onları küçük "kulaklar" ya da özel "anahtarlar" için "kilitlere" benzetirler. Bu durumda, dopamin reseptörleri açan anahtar olmaktadır. Bu olduğunda, mesaj alıcı sinir hücresi boyunca akar. Bu resimde, hücrelerin normal sayıdaki reseptörü dopaminle doludur, yani güçlü bir "harekete geç!" sinyali alıcı hücre boyunca iletilir.
Nerve%20cell%20communication%20relies%20on%20receptor%20density
Mesajı alabilmesi için tüm reseptörlerin dopamin tarafından harekete geçirilmesi gerekmektedir. Bağımlılıkta, bu reseptörlerin sayısında değişiklik olur.
Alttaki slattaki üst resimde normal sayıda dopamin reseptörü olan bir normal hücreyi görüyorsunuz (basitleştirilmiş haliyle, tabi ki). Ödül döngüsü bu mesajı "duyabilir". Alttaki resimde sadece bir kaç tane reseptör gösteriyor. Tüm bağımlılıklarda olan şey budur. (D2 reseptörleri, sayısı düşen bunlardır).

Nerve%20cell%20communication%20relies%20on%20receptor%20density
Aşırı uyarılma olduğunda (örneğin, abur cubur, internet pornosu ya da uyuşturucu), alıcı hücre şunu demektedir "Yeter artık! Bu kadar dopamini idare edemiyorum." Bu sanki biri size bağırdığı zaman kulaklarınızı tıkamanıza benzer. Beyin hücreleri bunu dopamin reseptörlerini kapatarak yaparlar.
Başka bir deyişle ödül döngünüzü harekete geçirmek için yeterince benzininiz, ya da dopamininiz, vardır ama motorlarınızın silindirlerinden (reseptörlerinden) bazıları kaybolmuştur. Daha az dopamin reseptörü daha zayıf tepkilere sebep olur. İşte alttaki resimde bunu görmektesiniz. Tüm bağımlılıklarda dopamine olan bu zayıflamış duyarlılık mevcuttur.
Kısacası, beyniniz şunu haykırmaktadır, "Kendimi iyi hissetmek için daha fazla dopamine ihtiyacım var." Fakat bu mesajı alacak kadar reseptör yok. Tamamiyle, ödül döngüsünden iyi hissetmenize yetecek kadar elektrik akmamakta. Artık normal, gündelik şeylerden daha az zevk almaktasınız - çikolatalı dondurmada, ön sevişmede, ya da en beğendiğiniz TV şovunda olduğu gibi.
Düşük sayıdaki dopamin reseptörü başka semptomlara da sebep olurlar, örneğin yorgun olmak, huzursuz, asabi ya da depresif olmak gibi. Kişi bütün o çekilmeleri yaşayıp da dopamin reseptörleri eski haline gelene kadar, hayattan normal seviyede zevk almaz.
İşte bu yüzden bağımlılar sürekli arzularlar. Kendilerini tekrar iyi hissettirecek bir şeyler bulmaya çalışırlar.